TARİHÇE
Geçen yüzyılın son çeyreğinde bilim ve teknolojide gelişmeler değişik fiziksel ve kimyasal özelliklere sahip olan yeni malzemelere talebi tetiklemişti. Araştırmalar malzeme boyutları nanometre ölçütlerine inince bilinen özelliklerin büyük değişim göstererek teknolojinin istemleri doğrultusunda yeni ve olağanüstü işlevler kazanabileceğini göstermiştir. Böylece, adeta atomların dizilişini tasarlayarak yeni yapay malzemeleri ortaya çıkarabilen, molekülleri işlevsel duruma getirebilen, elde edilen bu yapıların olağanüstü özelliklerini mevcut ürünlerin özelliklerini geliştirmekte kullanan veya tamamen yeni teknolojik ürünler elde edebilen bu yeni teknoloji nanoteknoloji olarak tanımlandı.
Ekonomistler nanoteknolojinin yeni bir sanayi ve bilgi devrimi olarak 21. yüzyıla damgasını vuracağına inanıyorlar. Nanoteknolojinin öncelikle malzeme ve biyoteknoloji alanlarında gelişeceği, ancak 8-10 yıl sonra elektronik ve spintronikte, özellikle moleküler elektronikte ağırlığını hissettireceği beklenmektedir. Nanomalzemelerin olağanüstü özellikleri hemen hemen her alanda; savunma sanayinde, tekstilde, otomotiv sanayinde, inşaatta, elektronikte, yeni tedavi yöntemlerinde ve ilaç sanayinde devrim yaratacak teknoloji ürünlerinde yer almaya başlamıştır. Sürtünmesiz yüzeyler sayesinde taşıtlarda motor yağı değiştirme sorunu ortadan kalkabilecek, kir tutmayan giysilerle yaşantımız kolaylaşacak. Binalardaki betonarme kolonların kesitleri belki küçülüp elastik özellikler kazanabilecek ve bu sayede depremler binalarımıza daha az tahribat yapabilecek. Nanoteknoloji o kadar hızlı gelişmelere sahne oluyor ki, gelecek 20 yılı tahmin bile edemiyoruz.



Türk Kuruluşları

Türkiye’de yeterli imkân bulamadıkları için ABD’ye giden bilim çalışanları, kurdukları dernekle ülkeleri yararına projeler üretiyor. Ulusal Sağlık Enstitüsü (NIH), ABD hükümetine bağlı dev bir araştırma merkezi. Bünyesinde AIDS’ten kansere, diyabetten alzheimer’e kadar birçok hastalığın teşhis, tedavi ve önlenmesi konusunda araştırmalar yapıyor. Federal bütçeden aldığı pay 28.4 milyar dolar olan NIH, her yıl dünyada 3 bin araştırma kurumuna, 200 bin araştırmacıya yeni buluşlar için mali yardım yapıyor. 6 bin araştırmacının çalıştığı merkezdeki 60 Türk bilim adamı, bir yıl önce Türk-Amerikan Bilim Adamları ve Araştırmacılar Derneği’ni (TASSA) kurarak, bir araya geldi. Dernek, ABD’deki başarılı bilim adamlarını Türkiye’yle ilgili konularda düşünmeye, çalışmaya ve çözüm üretmeye teşvik etmeyi amaçlıyor. 